20 Mart 2013, 15:01

Rusya ve Türkiye arasındaki ‘kültür köprüleri’

Rusya ve Türkiye arasındaki ‘kültür köprüleri’
Audio faylı indiriniz

  Rossotrudniçestvo (Rusya İşbirliği Teşkilatı) Başkanı Konstantin Kosachev, Rus parlamentosunda yaptığı konuşmasında, Moskova’nın bu yıl Ankara'da bir Rus Kültür Merkezi açmayı planladığını açıkladı.

 

Rossotrudniçestvo (Rusya İşbirliği Teşkilatı) Başkanı Konstantin Kosachev, Rus parlamentosunda yaptığı konuşmasında, Moskova’nın bu yıl Ankara'da bir Rus Kültür Merkezi açmayı planladığını açıkladı. Kültür merkezlerinin kurulmasına ilişkin Rus-Türk anlaşması Aralık 2012'de İstanbul’da imzalanmıştı.

Bununla birlikte, bu hafta Moskova'ya bir çalışma ziyareti ile ziyaret eden Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, geçen hafta Türkiye'nin Bakanlar Kurulu’nda Türkiye’nin ve Rusya’nın karşılıklı kültür merkezleri açması konusundaki anlaşmaya imza attıklarını açıklamıştı. Bu da Türkiye'nin de Moskova'da en kısa sürede bir kültür temsilciliğinin açılmasını istediğini göstermektedir.

Rusya'nın Sesi radyosunun sorularına yanıtlayan Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Aydın Adnan Sezgin, Türk kültür merkezlerinin Yunus Emre adını taşıyacakları belirtti.

Yunus Emre Kültür Merkezi, anlaşma ö şekilde zaten. Moskova’da açılacak. Rus dostlarımız da Ankara’da açacaklar. Fakat bu Ankara ve Moskova ile sınırlı değil. Karşılıklı irade bağlamında Türkiye’nin başka şehirlerinde de Rus kültür merkezleri açılabilecek ve Rusya’nın başka şehirlerinde de Yunus Emre Kültür merkezleri açılabilecek.

 Türk kültür merkezlerinin Rusya’daki faaliyetlerini Yunus Emre Vakfı koordine edecektir. 2007 yılında kurulan bu Vakfın amacı Türk dilini, tarihini, kültürünü ve sanatını tanıtmaktır.

Rusya'nın Sesi radyosunun sorusuna yanıtlayan Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, kültür merkezleri önünde iki ülke arasındaki kültürel ve bilimsel alışverişi artırmak gibi çok önemli görev olduğunu belirtti.

Türklerin ve Rusların kendi ortak tarihlerini kendileri yazması gerekiyor. Yani Türkler Rusları İngiliz kaynaklarından ya da Ruslar Türkleri Amerikan kaynaklarından öğrenmemeli, ortak çalışmalar yapmalıyız.

Dostoyevskiy Rusların karakterlerini ne kadar çok anlatiyorsa da onun romanlarında Türklerin karakterinden de izler var. Yani belki Raskolnikov gibi Türkiye’de adı Raşit olan karakter vardır.

Mesela bizde çok meşhür romancımız vardır Alev Alatlı diye. Onun ‘Gogol izinde’ bir romanı var, dört ciltlik bir seri. Bu çalışma hakikaten bir Türk’ün Rus kültürüne bu kadar içeriden aşina olmasının istisnai örneklerinden bir tanesidir.

Ben hakikaten şuna inanıyorum, Rus kültürü dikkate alınamadan Türk tarihi yazılamaz Türk kültürü dikkate alınamadan da Rus tarihi yazılamaz. Örneğin, Lev Gumilyov ünlü Rus türkolog onun Türk tarihi ile ilgili kitapları çok önemlidir. Yani ortak tarih, kültür gibi alanlarda Orientalistleri aradan çıkarıp doğrudan Türk ve Rusların beraber yazması lazım.

 

 Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Aydın Adnan Sezgin’e göre, iki ülkenin tarihçileri ve yazarları arasındaki alışverişin artması iki ülkenin de hızla birbirine yaklaşması demektir.

16. yüzyıldan bugüne kadar birbirini savaş olsun barış olsun bu kadar yakından etkileyen ülke ve hala varlığını sürdüren devlet çok azdır. Başlı başına zaten incelenmesi gereken bir konu. Yalnız biz mesela 16., 17., 18. yüzyıl ortak tarihimizi genelikle vaka tarihi olarak çalıştık. Bu dönemlerdeki tarihimizin siyasi tarihi olarak kültürel tarihi olarak inceleme alanı çok dar.

Bununla birlikte çağdaş Rus edebiyatından yani günümüz Rus edebiyetından da bazı yazarlar İngilizce’ye ve ya Fransızca’ya çevirilmeden Türkçe’ye çeviriliyor. Örneğin, Lyudmila Ulitskaya. Bunu çok önemsiyorum, benim için çok ilginç. Maalesef Türk yazarlarının Rusça’ya çevirilmesinde bir takım sıkıntılar var. Cumhüriyet’in başından beri maalesef 35 roman çevirildi Türkçe’den Rusça’ya. Bu biraz acıklı. Bu arayı hızla kapatacağımızı ve kaliteli çevirilerle kapatacağımızdan eminim.

 

Rusya'da olduğu gibi Türkiye'de de kültür merkezlerinin faaliyetlerine büyük umutla bakılıyor. Rusya ve Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin düzeyi kültürel ve bilimsel alanlardaki ilişki düzeyini önemli ölçüde aştığı taraflarca bilinen bir gerçektir. İşte şimdi de iki yakın Avrasya kültürünü birbirine yakınlaştırabilecek "köprüler" kuruluyor.

 

 

  •  
    Ve paylaş