29 Ocak 2013, 20:14

Peki Şangay Beşlisi ne diyor?

Peki Şangay Beşlisi ne diyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Şangay Beşlisi'ne katılma önerisi tartışılıyor...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Şangay Beşlisi'ne katılma önerisi tartışılıyor... Gazeteci Mete Çubukçu, “NATO içindeki bir Türkiye’nin, Avrupa Birliği’yle buraya kadar gelmiş bir Türkiye’nin, Şangay Beşlisi içinde olması ilginç bir durum. Çok gerçekçi mi? Birçok yorumcuya bakılırsa fazla gerçekçi değil” dedi. Çubukçu ayrıca, Rusya’nın, diğer ülkelerin Türkiye’nin bu tavrına yönelik bir açıklaması olması gerektiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland'a dün Erdoğan'ın Rusya Lideri Putin'e söylediği "Bizi Şanghay Beşlisi'ne alın, biz de AB'den ayrılalım" sözleri soruldu. Nuland, ''Türkiye'nin aynı zamanda bir NATO üyesi olduğu göz önüne alındığında, bu ilginç olur. Ne olacağını göreceğiz'' dedi.

Peki Amerikalı sözcü, bu açıklamayla ne demek istedi? ABD, Erdoğan'ın Şangay yorumuna nasıl bakıyor?

Mete Çubukçu: Başbakan Erdoğan’ın sözleri ilk değil. Erdoğan daha önce de benzer bir açıklama yapmıştı. Ben bu açıklamayı, özellikle Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaklaşımını eleştirel bir yaklaşım olarak görüyorum. Tabi ki NATO içindeki bir Türkiye’nin, Avrupa Birliği’yle buraya kadar gelmiş bir Türkiye’nin, Şangay Beşlisi içinde olması ilginç bir durum. Çok gerçekçi mi? Birçok yorumcuya bakılırsa fazla gerçekçi değil. Tabi burada özellikle Şangay Beşlisi içindeki ülkelerin yaklaşımına bakmak lazım. Yani sadece Türkiye’nin tasarrufuyla olacak bir durum değil. Rusya’nın, diğer ülkelerin Türkiye’nin bu tavrına yönelik bir açıklaması olması lazım. Hatırlayacak olursak daha önceleri farklı kesimlerden Rusya Çin işbirliğine yönelik yaklaşımlar, hükümet tarafından eleştirel karşılanmıştı. Ben bunu biraz Avrupa Birliği’ne yönelik biraz da kamuoyuna yönelik eleştirel bir tavır olarak görüyorum. Şu anki var olan durumda çok gerçekçi, çok mümkün değil.

Audio faylı indiriniz

 

Kaynak: RS FM

  •  
    Ve paylaş
Sizce Türkiye Cumhuriyeti’nde başkanlık sistemine ihtiyaç var mı?